Osmanlı İmparatorluğu’nu kurulduğu
tarihten varlığını sürdürdüğü süre boyunca diğer benzer topluluklardan ayıran
en temel özellik, bu toplulukların tarihsel diyalektiğini oluşturan ve dönemsel
olarak tanımlayabileceğimiz bir düzen anlayışına son vererek, her ne kadar
bilinçsizce yapılmış olsa da bir devrim gerçekleştirmiş olmasıdır. Marcel Mauss’un bağış kuramında ortaya
koyduğu bu toplumların yapısına baktığımızda, bir büyü düzeni olan potlaç yaşam
biçimi, genelde değişiklik ve değişime karşı olan bir düşünce yapısına
sahiptir. Karşı olma daha çok zihniyet değişikliğine karşı olma şeklindedir.
Çünkü ritüeller üzerine oturtulmuş törensel bir büyü düzeni olan karşılıklı
yükümlülük evreni irrasyoneldir. Bu zihniyete göre insanlar kendi kendini yineleyen
bir düzene sahip olan doğanın, yalnızca verip tüketip artı değer üretmeden süre
giden değişmezliğine inanmaktadırlar. Armağan kültürüne ait bu toplumlar, bu
kültüre özgü olan ve rasyonel düşünceden yoksun dogmatik yapıları gereği
gelişmenin ve ilerlemenin yaşanmadığı durağan bir kısır döngü üzerine
kuruludurlar.
armağan kültürü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
armağan kültürü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Ekim 2011 Cumartesi
Simülasyon Evresine Geçiş
Osmanlı İmparatorluğu’nu kurulduğu
tarihten varlığını sürdürdüğü süre boyunca diğer benzer topluluklardan ayıran
en temel özellik, bu toplulukların tarihsel diyalektiğini oluşturan ve dönemsel
olarak tanımlayabileceğimiz bir düzen anlayışına son vererek, her ne kadar
bilinçsizce yapılmış olsa da bir devrim gerçekleştirmiş olmasıdır. Marcel Mauss’un bağış kuramında ortaya
koyduğu bu toplumların yapısına baktığımızda, bir büyü düzeni olan potlaç yaşam
biçimi, genelde değişiklik ve değişime karşı olan bir düşünce yapısına
sahiptir. Karşı olma daha çok zihniyet değişikliğine karşı olma şeklindedir.
Çünkü ritüeller üzerine oturtulmuş törensel bir büyü düzeni olan karşılıklı
yükümlülük evreni irrasyoneldir. Bu zihniyete göre insanlar kendi kendini yineleyen
bir düzene sahip olan doğanın, yalnızca verip tüketip artı değer üretmeden süre
giden değişmezliğine inanmaktadırlar. Armağan kültürüne ait bu toplumlar, bu
kültüre özgü olan ve rasyonel düşünceden yoksun dogmatik yapıları gereği
gelişmenin ve ilerlemenin yaşanmadığı durağan bir kısır döngü üzerine
kuruludurlar.
Etiketler:
armağan kültürü,
büyü düzeni,
karşılıklı yükümlülük,
marcell mauss,
niyazi berkes,
osmanlı imparatorluğu,
potlaç,
simülasyon
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)